Önceki dönem milletvekillerinden İbrahim Aydemir, 24–30 Ağustos tarihleri arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yürüttüğü stratejik temasları, savunma ve diplomasi eksenli açılımları, milletin geleceğine rehberlik eden irade tecellileri olarak niteledi. “Her adım, Türkiye Yüzyılı’nın taşlarını döşemektedir.” dedi.
MİLLÎ TEKNOLOJİ HAMLESİ: ÇELİK KUBBE, KAAN VE MAVİ VATAN VURGUSU
Bununla beraber Aydemir, ASELSAN Gölbaşı Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen “Çelik Kubbe Teslimatları” ve “Oğulbey Teknoloji Üssü” temel atma programını, Türkiye’nin hava savunma egemenliğinde ulaştığı yeni safha olarak değerlendirdi. Erdoğan’ın “Sistemler sistemi Çelik Kubbe ile artık farklı bir klasmana çıkıyoruz” sözlerini hatırlatan Aydemir, “Bu cümle, yalnızca savunmanın değil, devlet vizyonunun da kodlarını yansıtmaktadır.” diye konuştu.
Diğer yandan milli muharip uçak KAAN’ın Amerikan basınında yankı uyandırmasına da değinen Aydemir, “Türkiye beşinci nesil savaş uçağı üretebilen dördüncü ülke olarak tarih yazmaktadır. Bu hamle yalnızca teknoloji değil, istiklâl ve istikbâl beyanıdır.” dedi.
ULUSLARARASI VİCDAN DİPLOMASİSİ VE MECLİS KARARLARI
Aydemir, Japonya’nın saygın gazetesi Nikkei Shimbun’da Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla yayımlanan makaleyi, “Asya’nın iki ucundan dünyaya yapılan vicdan çağrısı” olarak tanımladı ve şunları söyledi: “Türkiye, yalnızca bölgesel değil küresel anlamda da insanlığın vicdan merkezidir.”
Bununla beraber TBMM’nin İsrail’e karşı aldığı tavır, Filistin’e yönelik soykırım ve ambargo politikasına dair kararlarını da hatırlatan Aydemir, “Meclisimizin aldığı karar, sadece parlamenter diplomasi değil, imanla karılmış millet vicdanının sesidir.” değerlendirmesinde bulundu.
ZAFERLER AYI AĞUSTOS: BELGRAD’DAN MALAZGİRT’E
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 30 Ağustos Zafer Bayramı vesilesiyle Beştepe’de yaptığı konuşmayı aktaran Aydemir, “Ağustos, sadece bir ay değil, Türk’ün kader yazdığı çağların harmanıdır. Belgrad’dan Mohaç’a, Çaldıran’dan Otlukbeli’ne, Malazgirt’ten Büyük Taarruz’a kadar uzanan destansı yürüyüşümüzün mührüdür.” dedi.
Anıtkabir’de ve Kara Harp Okulu’ndaki törenlerde verilen mesajların da altını çizen Aydemir, “Bu törenler, sadece hatırlamak değil; nesilden nesle aktarılan şuur zincirinin parçasıdır.” diye ekledi.
DOĞU KARADENİZ’DEN İKLİM EYLEMİNE, TELEFON DİPLOMASİSİNDEN ENERJİ REKORUNA
Öte yandan Aydemir, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın duyurduğu elektrik üretiminde rekor haberini Türkiye’nin enerji bağımsızlığına atılmış güçlü bir adım olarak gördüğünü ifade etti. Ayrıca Doğu Karadeniz’den 26 ülkeye yapılan su ürünleri ihracatını “Türkiye’nin üretim kabiliyetinin, ihracatçılıkla taçlandığı bir örnek” olarak değerlendirdi.
İzmir ve Bilecik’te orman yangınlarından etkilenen köyler için inşa süreci başlatılmasını da hatırlatan Aydemir, “Devlet, yalnızca var olmakla kalmaz; yaraları sararak da büyür.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Zelenskiy ve Şahbaz Şerif’le yaptığı telefon görüşmelerine de değinen Aydemir, “Bu diplomatik trafik, Türkiye’nin barış kurucu misyonunun delilidir.” ifadelerini kullandı.
AHLAK, AKIL VE ADALET ÜZERİNDEN GELECEĞE
Ahlat’taki Selçuklu Meydan Mezarlığı ziyareti ve burada toplanan Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’ni de hatırlatan Aydemir, “Burası bir taşlık değil; millet hafızasının ve devlet geleneğinin abideleştiği yerdir. O ruhla karar alan bir kabine, sadece günü değil, asırları yönetir.” dedi.
Son olarak TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamındaki Boğaz geçişini ve Savarona ile TCG Anadolu’nun halkla buluşmasını da değerlendiren Aydemir, “Donanmamız yalnızca sularda değil, şuurda da milletin gözbebeğidir.” diyerek sözlerini tamamladı.