Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı ile Sırbistan temaslarında verdiği mesajları değerlendirdi. Aydemir, konuşmaların hem iç siyasete hem de dış politika eksenine dönük net bir istikamet ortaya koyduğunu söyledi.
Aydemir, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurumsal kapasitesine yapılan vurgunun teşkilat motivasyonu açısından önemli olduğunu belirtti. Cumhur İttifakı’nın devletin bekası ve milli birlik perspektifiyle tanımlanmasının, mevcut siyasi zeminde bir merkez iddiası anlamı taşıdığını ifade etti. Aydemir’e göre Erdoğan’ın güçlü parti ve güçlü ittifak söylemi, güvenlikten ekonomiye uzanan geniş bir alana hitap ediyor.
Muhalefete dönük sert eleştirileri de değerlendiren Aydemir, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik ifadelerin siyasi rekabetin dozunu yansıttığını söyledi. Yeni bakanların yemin sürecinde yaşanan tartışmaların Meclis teamülleri açısından dikkatle okunması gerektiğini belirten Aydemir, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin saygınlığının korunmasının tüm partiler için ortak sorumluluk olduğunu vurguladı.
DIŞ POLİTİKADA BALKAN AÇILIMI
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile yaptığı ortak basın toplantısındaki mesajları da değerlendiren Aydemir, Balkanlar hattının stratejik önemine işaret etti. 2015 yılında yaklaşık 100 Türk sermayeli firmanın faaliyet gösterdiği Sırbistan’da bugün bu sayının 1500’ü aşmasının ekonomik ilişkilerde ciddi sıçrama anlamına geldiğini kaydetti.
Toplam ticaret hacminin 3,5 milyar dolar seviyesine ulaşmasını ve 5 milyar dolar hedefini hatırlatan Aydemir, Belgrad’da düzenlenecek Expo 2027 organizasyonunun iki ülke ilişkilerine yeni ivme kazandıracağını ifade etti. Uçuşların artırılması yönündeki değerlendirmelerin de turizm ve iş dünyası açısından yeni kapılar açacağını dile getirdi.
Aydemir’e göre Erdoğan’ın Balkan Barış Platformu vurgusu, Türkiye’nin çevre coğrafyada kriz önleyici rol üstlendiğini gösteriyor. Bölgesel sahiplenme yaklaşımı, yalnız diplomatik temas anlamı taşımıyor; aynı zamanda ekonomik entegrasyon ve kültürel etkileşimi güçlendirme hedefi barındırıyor.
Aydemir, Türkiye’nin artık gündem belirlenen bir ülke konumundan gündem belirleyen bir aktör seviyesine yükseldiğini söyledi. Bu çerçevede iç siyasi istikrar ile dış politika etkinliği arasında doğrudan bağ bulunduğunu da sözlerine ekledi.